Cigerxwin Kimdir?

2011-07-01 16:24:00


Kürt Edebiyatı

 


Cigerxwin

Asıl adı Şehmuz olan Cigerxwin, 1903'te Mardin’in Gercüş kasabası Hesarê k?yünde doğdu. Ailece 1914 yılında Kamışlı’ya bağlı Amud nahiyesine g?çtüler. Savaş sonrasında Suriye sınırları içinde kaldılar ve tekrar k?ylerine d?nmediler. Küçük yaşlarda çobanlık ve ırgatlık yaptı. Toprak ağaları ve beyleri iyi tanıdı.

Halktan diğer insanlar gibi okul yüzü görmedi.

18 yaşında Diyarbakır’a geldi. Dini eğitimi veren şeyhlerin yanına gitti. 15 yıllık eğitimi 8 yılda tamamladı. Eğitim g?rdüğü her yerde Kürt halkının acı ıstıraplarını gördü. Medresede olduğu dönem Kürt kültür ve edebiyatını öğrendi, yazılı klasikleri tanıdı.



1928 yılında Kürtçe şiirler yazmaya başladı. 1925 Şeyh Said İsyanı’na katıldı, isyandan sonra bir grup Kürt aydın ve yurtseverle Suriye’ye gitti. 1937’de XOYBUN adında kurulan örgüt içinde yer aldı. Hawar dergisinde Cigerxwin isimiyle şiirler yazdı.



1949 yılında bir toplantıda komünistlerle tanıştı. Komünistlerle sıkı ilişki içinde çalışarak, 1957 yılına kadar Cizre İçin Barış Komitesi Başkanlığı’nı yaptı. Bu yıllarda Suriye Kürdistan Demokrasi Partisi’ne katıldı. Cigerxwin yaşamının sonuna kadar Suriye Kürdistan Demokrat Partisi Merkez Komitesi Üyesi olarak kaldı. 1961 yılında Irak’taki ulusal harekete yardım etti. Burada parti kadrolarını eğitti ve Kürdistan Akademisi’nde dersler verdi. Güney hareketi yenilince geri Suriye’ye döndü.



1973 yılında Suriye’nin baskısı karşısında Beyrut’a geçti ve tutuklanmaktan kurtuldu. 1979 yılında Stockholm’a geçti ve çalışmalarını burada sürdürdü.


Cigerxwin, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki şiirlerinde Kürt işçi ve köylülerin Kürt burjuvalarına ve toprak ağalarına karşı verdiği mücadeleyi işledi. Bu şiirlerindeki devrimci öz, bütün ülkenin işçilerinin mücadelesini yansıtıyordu. Cigerxwin’in birçok romanı ve şiir kitabının yanı sıra araştırma kitapları da vardır. Kürtçe sözlük hazırlayan Cigerxwin’in 16 tane Kürtçe eseri vardır.


Sosyalist, araştırmacı ve şair olan Cigerxwin, 22 Ekim 1984’te Stockholm’da öldü.


Cigerxwin


Di sala 1903'an de li gundê HESARÊ li Kurdistana Bakur, hatiye Dinê.


Di sala 1920an de desbi xwendina Olî kir, û li Kurdistana Binxetê, Başûra mezin û Kurdistana Îranê jî li xwendinê geriya ye, û rewşa gelê Kurdistanê baş nas kir.


Di sala 1937-1938an de, wî û hevalên xwe Komelak li bajarê Amûdê vekirin, û komela wan gelek berepêş ve çû, lê bi navtêdana hin mirovên nezan û dijminê miletê kurd Firansizan ew komele girt.


Di sala 1948an de Cegerxwîn bû hevalê Partiya Komonîst a Sûrî.


Di sala 1949an de cara yekemîn Cegerxwîn hatiye girtin.


Di sala 1950 î de Cegerxwîn dikeve Civata Aştîxwazan.


Di sala 1957an de Cegerxwîn ji komonîstan dûr dikeve û di wê salê de wî û hevalên xwe rêxistina AZADÎ sazkirin û piştî pêlakê Cegerxwîn û hevalên xwe rêxistina xwe fesix dikin û bi Partiya Dîmoqratî Kurdî re dibin yek.


Di sala 1959an de sê salan dibe mamosteyê zimanê kurmancî li Zanîngeha Bexdayê.


Di sala1962an de hukû**** Îraqê bera wî dide û ew û zarokên xwe vedigerin kurdistana Binxetê, û li wir Cegerxwîn tê girtin.


Di sala 1963an de dîsa Cegerxwîn tê girtin û dikeve Zindana Mezzê li bajarê Samê, lê pistî pêlakê tê berdan lê wî Surginî bajarê Siwêda nav Durziyan dikin, lê pistî pêlake ne dirêj vedgere Bajarê Qamişlo.


Di sala 1979an de Cegerxwîn li Siwêdê di bi mihacir û pênc salên xwe yên dawî ji jiyana xwe li diqedîne.


Di 22-10-1984'an de li bajarê Stockholmê Cegerxwîn serê xwe danî û çû ser heqiya xwe.
_____________

 

Cîgerxwîn'in Derik yılları

Cîgerxwîn, 1920'lerde 15 yaşlarındayken Derik'e geliyor. Asıl ismi Mele Şeyhmusê Hesarîdir. Diyarbakır'da Meleyê Serî Jêkirî'nin yanında okuyan Cîgerxwîn'in niyeti, iyi bir eğitimci olarak bilinen Seydayê Mele İskender'in yanında icazet almak, "12 ilmi" okuyup bitirmek.

Her şairin gönlünde bir şehir var. En çok bilineni de İstanbul; Bir çok şairi etkilemiş, üzerine bir çok şiir bestelenmiştir. Ünlü Kürt şair Cîgerxwîn için de Mardin'in Derik ilçesinin buna yakın bir değeri var.

Cîgerxwîn'in hayatı üzerinde önemli etkisi olan Derik ile bunun gerçekleştiği 6 yıl pek bilinmiyor. Bu süreye ilişkin tek bilgi, Cîgerxwîn'in İsveçte yayınlanan ve kendi hayatını anlattığı kitabında yer alıyor. Ne Qenadê Kurdo'nun Tarixa Edebiyata Kurdi'de ne de Mehmet Uzun'un hazırladığı Anatolojîa Edebiyata Kurdî'de bu süreye ilişkin bir bilgi yok. Mehmet Uzun, konuyla ilgili kesin bir şey söyleyemiyor; durumdan haberdar olmasına karşın ayrıntılara da sahip değil. Uzun'a göre, Cigerxwin, Derik'te doğmuş.

Konuya ilgi duyan HADEP Derik İlçe eskiyöneticisi Emin Güven ise bu giz perdesini biraz aralamak için bir çalışma yürütmüş. Emin Güven Cîgerxwîn'in Derik'te doğmadığını belirtiyor. Güven'e göre, ünlü şair, 1920'lerde 15 yaşlarındayken Derik'e gelmiş. Asıl ismi Mele Şeyhmusê Hesarîdir.

Cîgerxwîn 'in Derik'e gelişi eğitim içindir; Diyarbakır'da Meleyê Serî Jêkirî'nin yanında okuyan Cîgerxwîn'in niyeti, iyi bir eğitimci olarak bilinen Seydayê Mele İskender'in yanında icazet almak, "12 ilmi" okuyup bitirmek.

Cîgerxwîn yetişmesinde büyük emeği olan Seydayê Mele İskender (1898-1928), Botan Aşireti'nden olup asıl ismi İskender Kaz'dır.

Mezarı Derik'te Hidra Mezarlığı'nda bulunan Seydayê Mel İskender, Derikli olmamasına karşın Derik'te çok sayıda mele (hoca) yetiştirdi. Mele Şehmusê Heserî (Cîgerxwîn) yanı sıra Mele Yunus, Mele Bezo, Mele Kundûro, Mele Ali, Mehmedê Haboşî, Mele Xeme, Mele Abdurhamanê Sorikî bunların başında geliyor.

İskender'in Kürt kimliğine sahip çıkan yapısı en dikkat çeken yönü. Aşağıdaki kısa dörtlüğü ise onun dönemin toplumsal sorunlarıyla -Kürt sorunu- yakın ilgilendiğini ortaya koyuyor.

Asûman çirîya xwîn barîya ji stêrkan/ Rom hesin rijandayî çawê xortikan/ Ev Sal ji derbas bu kêm ne bu derdê pîs u cahşikan/ Bo çi ji ter bivejim tu bi xêr hatî sala nu.

(Gök yırtıldı, kan yağdı yıldızlardan /Osmanlı, gençlerin gözlerine kurşun döktü/ Bu yıl da geçti ama azalmadı işbirlikçi ve berbatların derdi/ Neden sana 'hoş geldin' diyeyim yeni yıl?)

Derik'in doğası

Mele İskender kadar Derik'in doğal yapısı da Cigerxwin üzerinde önemli bir etki yapmış. Kendisi ile yapılan bir röportajda söyledikleri bu tespiti doğruluyor. Öyle ki Cigerxwin şair olmasında Derik'in etkisin altını çizer: "Derik gola kulturê ye. Ger ez neçuyam Derikê, min girê Turcelê, Pozê Mencelê, Textê Qiza qrêl u ev dehl u rezên Derikê nedita, bawer nakim ku ez bibuma tu şair. Min ilhama xwe u şaîrtî ya xwe ji Derikê standiye. (Derik kültür gölüdür. Eğer Derik'e gitmeseydim, o tarihi ve doğal güzellikler olmasaydı inanıyorum ki ben şair olmazdım.) Cîgerxwîn'e ilişkin anlatılanlar, Derik'te olduğu sıralarda toplumsal sorunlara da ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Bunların başında da Kürt illerindeki ağa ve beyin baskısı geliyor.

Özellikle de Derik'te kendini hissettiren ağa ve bey zulmü Cîgerxwîn'in gözünden kaçmaz: Derik bi rez bi terezî / Ser Derikê bi axa u bi teresî/ Hêvi dikim ji xedayê av u bej/ Ruhê van bistinî bi lez bi lez. (Derik bağ ve terazidir/ Derik'in başında ağa ve riyakarlık var/Umut ediyorum ki tanrıdan /Bunların bir an önce canını alsın)

Toplumsal sorunlara duyarlılık

Cîgerxwîn'in bu tutumu zamanla ağaların ve şeyhlerin kendisine cephe almasına yol açar. Bu dönem aynı zamanda Şeyh Sait isyanının başladığı dönemlere rastlar. İsyanın etkisi bir çok yer gibi Derik'i de etkiler. Mele İskender başta olmak üzere çok sayıda şeyh ve mele talebe yurtseverlik duygularıyla hareket etmekte. Kürtlerin durumu üzerinde kafa yormaktadır. Bununla birlikte Mele İskender başta olmak üzere Kürt sorununa ilgi duyan çok sayıda şeyh ve mele baskı görmeye başlar. Cîgerxwîn, 1926 yılında hocası Mele İskender'in da tutuklanması üzerine eğitimini tamamlamak (12 ilmi bitirmek) için Derik'ten ayrılıp Cizre'ye oradan Qamişlo'a geçiyor. Mele İskender'in tutuklanmasını başka tutuklamalar izler. Mele İskender içerde verem hastalığına yakalanır bir yıl sonra da vefat eder. Cîgerxwîn'in yakın arkadaşı Mele Abdurrahmanê Sorikî ise kaçar.

Qamişlo'da heybetli bir adam

Cîgerxwîn'in Derik'e olan sevgisini Ali İrci adında Derikli bir aydın da tanık olmuş. İrci'nin anlattıklarına göre, tanışma 1940'ta Suriye'ye buğday almak için gidildiğinde yaşanmış.

Ali İrci, "Ben Qamişlo'ya bağlı Taebeş köyüne gitmiştim. Tesadüfen gittiğim gün herkes Cîgerxwin'in geleceğini söylüyordu. Ben de merak ettim. Kim bu Cîgerxwîn. Adeta bir bakan gelecekmişcesine herkeste bir telaş vardı. Aradan 2-3 saat geçtikten sonra Cîgerxwîn çıkıp geldi. Köyün odasına gidildi. Ben de gittim. Cîgerxwîn, iri yarı, beyaz bir bedr (Suriye'de erkeklerin giydiği fistan şeklindeki giysi) giymişti. Elbisenin kol ve göğüs kısmının açık yerlerinden adeta kıllar fışkırıyordu. Ben de köy odasının en uç köşesinde kapının yanında oturmuştum. Birden gözü bana ilişti ve bulunduğu yerden bana seslendi: "Xarziye tu bi min xerîb tê tu ji ku yî? (Yeğenim bana tanıdık geliyorsun, nerelisin?) İrci: Xalo, ez ji Derikê me. Derika çîyayê mazî. (Dayı, Derikli'yim) İrci, bunun üzerine Cîgerxwîn'in kendisini yanına çağırarak, "Ez ji Derikê me" (ben de Derikli'yim) dedi ve bana Derikli bir çok şahsiyeti sordu. En çok da üç kişinin üzeride durdu. Mele Ali, Seydayê Mele İskender u Mele Abdurrahmanê Soriki. Ben de Seydayê Mele İskender'in yakalandığını, Mele Abdurrahkmanê Soriki'nin kaçtığını söyledim. Recep Beyin askerlerinin Derik'i nasıl eziyetten geçirdiğini tek tek anlattım. Bunun üzerine, hemen oracıkta şu dörtlüğü söyledi: Ava qabê hurm u hurm e /Reco hati ye bi gurm u gurm e/ Mele tirsîya çu zozanê/ Seyda manin di zindanê (Çağlayan akar gürül gürül/ Recep gelir gümbür gümbür/ Meleler korkudan kaçtı/ Seydalar zindanda kaldı) 

 

 

 

Kürt Filozof Ozan Deniz Sarıtop Sözleri

 

Ozan Sözleri

 

8762
0
0
Yorum Yaz